Bireysel silahlanma, günümüzde yalnızca ülkemizde değil, dünya genelinde de kamu güvenliği ve toplumsal huzuru doğrudan etkileyen en önemli sorun alanlarından biri hâline gelmiştir. Ateşli silahların hukuka aykırı şekilde edinilmesi, taşınması ve bulundurulması; başta yaşam hakkı olmak üzere birçok temel hak ve özgürlüğü tehdit ettiği gibi, farklı suç tiplerinin işlenmesini kolaylaştıran önemli bir risk faktörü olarak da karşımıza çıkmaktadır. Bu nedenle bireysel silahlanmayla mücadele, yalnızca suç politikalarının değil, ceza hukukunun da sürekli güncellenen ve gelişen çalışma alanlarından birini oluşturmaktadır.
6136 sayılı Ateşli Silahlar ve Bıçaklar ile Diğer Aletler Hakkında Kanun'un 13. maddesinde düzenlenen ateşli silahlar ile bunlara ait mermileri veya parçaları satın alma, taşıma veya bulundurma suçu, uygulamada en sık karşılaşılan silah suçlarından biri olmasına rağmen, gerek öğretide gerekse yargı kararlarında tartışılmaya devam eden birçok hukuki sorunu bünyesinde barındırmaktadır. Suçun konusunun belirlenmesi, seçimlik hareketlerin sınırlarının çizilmesi, nitelikli hâllerin uygulanması ve suçların içtimaına ilişkin meseleler, uygulamada farklı değerlendirmelere konu olmakta; bu durum ise hukuki öngörülebilirlik ve uygulama birliği bakımından çeşitli sorunlara yol açmaktadır.
Bu eser, söz konusu sorunları ceza hukukunun genel ilkeleri çerçevesinde incelemek, öğretide ileri sürülen görüşleri yüksek yargı kararlarıyla birlikte değerlendirmek ve uygulamada karşılaşılan tereddütlere çözüm önerileri sunmak amacıyla hazırlanmıştır. Çalışmanın temelini Selçuk Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü Kamu Hukuku Anabilim Dalı bünyesinde hazırlanan yüksek lisans tezi oluşturmaktadır. Türk ceza hukuku öğretisinde 6136 sayılı Kanun'un 13. maddesini müstakil olarak ve bütün yönleriyle inceleyen çalışmaların sınırlı sayıda olması, bu eserin hazırlanmasındaki temel hareket noktalarından birini oluşturmuştur. Bu kapsamda özellikle 21.11.2024 tarihli ve 7533 sayılı Kanun ile 6136 sayılı Kanun'da gerçekleştirilen kapsamlı değişiklikler, yalnızca kanun metninde yapılan değişiklikler bakımından değil, bunların suç teorisi, yaptırım sistemi ve uygulamaya etkileri yönünden deayrıntılı biçimde değerlendirilmiştir. Ayrıca çalışmanın uygulama boyutunu güçlendirmek amacıyla konuya ilişkin binden fazla Yargıtay kararı taranmış, tasnif edilmiş ve bunlar arasından güncelliğini koruyan, uygulamaya yön veren ve tartışmalı hukuki meseleleri ortaya koyan 251 adet Yargıtay kararı ilgili bölümlerde sistematik bir yöntemle incelenmiştir. Böylece yalnızca pozitif hukuk hükümlerinin açıklanmasıyla yetinilmemiş; öğretide ileri sürülen görüşler ile yüksek yargı uygulaması birlikte değerlendirilerek uygulamada karşılaşılan sorunlara ilişkin çözüm önerileri ortaya konulmaya çalışılmıştır.