Yargılama faaliyeti bir hukuki uyuşmazlığa konu hususun esasının çözümlenerek karara bağlanmasıdır. Bir uyuşmazlığın esastan çözümü için yapılan asıl faaliyet ise hukuk kurallarının yorumlanması ve o uyuşmazlığa uygulanmasıdır. Dolayısıyla yargı yetkisini kullanan mahkemelerin uyuşmazlıkları çözüme kavuşturdukları sırada hukuk kurallarını uygularken Anayasa’nın koyduğu esaslara göre hareket etmeleri anayasal bir zorunluluktur.2 Bu kapsamda, anayasal denetim yapan Anayasa Mahkemesi dışındaki yargı organları da Anayasa’ya uygun olarak karar vermek zorunda olduklarından bu yargı mercilerinin de Anayasa ile teması dolayısıyla anayasallaşması bir zorunluluk olarak ortaya çıkmıştır.
İşte bu durum genelde hukukun anayasallaşması, ceza hukuku özelinde ise ceza hukukunun anayasallaşması veya anayasal ceza hukuku kavramını gündeme getirmiştir. Ceza hukukunun anayasallaşması ise ceza hukuku genel ilkelerinin anayasal yorumla ele alınmasını dolayısıyla ceza hukukunun temel ilkelerinin anayasallaşmasını gerektirmektedir.
Çalışmamızda temelde bir ceza hukuku ilkesi olan ne bis in idem ilkesi AİHM ve Anayasa Mahkemesi kararları ışığında anayasal yorumla ele alınacaktır.