Hukuk, toplumun ortak hafızasını taşıyan ve değişim karşısında sürekliliği sağlayan en temel kurumlardan biridir. Yeni ihtiyaçlar ve yeni ilişki biçimleri ortaya çıktıkça hukuk da bunlara cevap aramak zorunda kalır. Buna rağmen güveni tesis etmek, hukuki öngörülebilirliği korumak ve adil bir düzen oluşturmak şeklindeki temel işlevi değişmez. Günümüzde teknolojik gelişmeler, bu işlevlerin dijital çağın koşulları içinde nasıl sürdürüleceğine ilişkin tartışmaları her zamankinden daha görünür hale getirmektedir.
Anonim şirket, yaklaşık iki yüzyıldır ekonomik hayatın temel kurumlarından biri olarak teknolojik gelişmelerin en yoğun etkilediği alanların başında gelmektedir. Yapay zekanın yönetim kurulu karar süreçlerinde kullanılmaya başlanması, pay sahipliği kayıtlarının ve şirket belgelerinin dijital ortama taşınması, genel kurulların elektronik ortamda gerçekleştirilebilmesi gibi gelişmeler, şirketler hukukunun uzun yıllardır üzerine inşa edildiği birçok kabulün yeniden değerlendirilmesini gerekli kılmaktadır. Tartışılan artık yalnızca kullanılan araçlar değildir. Şirket iradesinin nasıl oluşacağı, yönetim kurulu üyelerinin sorumluluğunun hangi ölçütlere göre belirleneceği ve pay sahiplerinin haklarının dijital ortamda hangi güvencelerle korunacağı da şirketler hukukunun temel meseleleri arasında yerini almıştır.
Bu nedenle bugün cevap aranması gereken mesele, yeni teknolojilerin mevcut hukuk düzenine nasıl uyarlanacağı sorusuyla sınırlı değildir. Asıl tartışma, şirketler hukukunun temelini oluşturan güven, hesap verebilirlik ve hukuki öngörülebilirlik ilkelerinin teknolojik dönüşüm karşısında nasıl korunacağı üzerinde şekillenmektedir. Araçlar değişebilir, şirketlerin faaliyet biçimleri farklılaşabilir ve karar alma süreçleri giderek daha dijital bir nitelik kazanabilir. Buna karşılık hukukun üstlendiği güven tesis etme işlevi varlığını sürdürmek zorundadır.
Elinizdeki kitap, bu sorulara Türkiye'den verilmiş ortak bir cevabın kaydıdır. TÜBİTAK 1001 Programı kapsamında 223K656 numarasıyla desteklenen “Anonim Şirketlerin Dijital Dönüşümünde Hukuki Belirsizliklerin Değerlendirilmesi ve Giderilmesi” başlıklı projemiz, iki yıl boyunca akademiyi, yargıyı, kamu kurumlarını ve uygulamayı ortak bir tartışma zemini etrafında buluşturmuştur. 24 Mayıs 2024'te İstanbul Medeniyet Üniversitesi'nde düzenlenen çalıştayla başlayan süreç, 27 Şubat 2025'te Ankara Sosyal Bilimler Üniversitesi'nde gerçekleştirilen konferansla derinleşmiş, 22 Eylül 2025'te düzenlenen uluslararası sempozyumla karşılaştırmalı bir boyut kazanmış ve 21 Nisan 2026'da Rekabet Kurumu'nun ev sahipliğinde gerçekleştirilen kapanış konferansıyla tamamlanmıştır. Bu kitap, söz konusu sürecin iki önemli halkasını oluşturan Ankara Konferansı ile Kapanış Konferansı'nda sunulan tebliğleri bir araya getirmektedir.