Çalışma iki bölümden oluşmaktadır. Birinci bölümümüz, “Doğal Yargıç İlkesinin İçeriği ve Hukukta Dijitalleşme” başlığını taşımaktadır. Bu bölümde ilk olarak doğal yargıç ilkesinin tanımına ve içeriğine yer verilerek çalışmamızın temel aldığı ilkeye ilişkin bir perspektif kazandırmak amaçlanmıştır. Çalışmamız her ne kadar yapay zeka teknolojisinin mahkemelerde kullanımını hedef almış olsa da, yapay zeka, internetin kullanımının genişlemesiyle birlikte teknolojik gelişmelere paralel olarak çeşitli bilgi ve içeriklerin sayısallaştırılması olarak ifade edilen2 dijitalleşme sürecinin bir sonucudur. Bu açıdan yapay zeka teknolojisini verimli bir şekilde ele alabilmek için öncelikle söz konusu teknolojinin güncellik kazandığı aşama öncesine odaklanılmış ve internetin gelişimiyle yapay zeka teknolojinin ortaya çıkmasına kadarki süreç adım adım konumuz bağlamında ele alınmaya çalışılmıştır. Bu kapsamda dijitalleşme ve hukuk ilişkisi uluslararası alanda ve Türkiye özelinde incelenmiştir. Akabinde dijital dönüşümün son ürünü olan yapay zekanın yargı alanındaki etkisini değerlendirebilmek için öncelikle yapay zeka kavramı açıklanmış, gelişim süreçlerine yer verilmiş ve böylece teknoloji dünyasının aşina olduğu bu kavramı doğal yargıç ilkesi açısından ele alabilmek için bir girizgah oluşturulmuştur. Son olarak yapay zeka kullanımına ilişkin temel uluslararası mevzuata ve uluslararası örneklere yer verilerek yapay zekanın mahkemelerde kullanımına ilişkin, uluslararası alandaki gelişmeler ele alınmaya çalışılmıştır.
Çalışmamızın “Yapay Zeka ve Doğal Yargıç İlişkisi Temelinde Mahkemelerde Yapay Zeka Kullanımına İlişkin Sorunlar” başlıklı ikinci bölümünde ise öncelikle, çalışmamızın amacını ortaya koyan yapay zekanın mahkemelerde kullanılmasının doğal yargıç ilkesi kapsamındaki karşılığı ve bu ilkeyle uyumlu ve uyumsuz oluğu yönler ortaya konulmaya çalışılmıştır. Ardından mahkemelerde yapay zeka kullanımın getireceği avantajlara ilişkin bir açıklama yapılmıştır. Bu bağlamda mahkemelerde yapay zekanın kullanım çeşitlerine ve bu konuya yönelik sınıflandırmalara yer verilmiştir. Yapay zekanın mahkemelerde kullanım çeşitleri açıklanırken Türkiye’de gelinen aşamaya ilişkin bilgiler de eklenmiştir. Mahkemelerde yapay zeka kullanıldığı takdirde oluşacak sorunlar ve bu sorunlara ilişkin oluşturulacak denetim ve eğitim mekanizmalarına ilişkin açıklamalar ise çalışmamızın son bölümlerini oluşturmuştur.