Otuz üç yıllık meslek hayatım boyunca vardığım temel sonuç şudur. Adalet, yalnızca kanun hükümlerinin şekli olarak uygulanmasıyla değil; maddi gerçeğin, bilimsel verilerin ve aklın rehberliğinde değerlendirilmesiyle sağlanabilir. Buna rağmen Türk yargı uygulamasında, maddi gerçeğe ulaşmada önemli işlev görebilecek araçlardan biri olan “uzman mütalaası”, uzun süredir ihtiyatla karşılanan, çoğu zaman da yeterince değerlendirilmeden geçilen bir kurum niteliği taşımaktadır.
Elinizdeki bu çalışma, ispat hukuku bakımından önemli bir işlev gören, ancak uygulamada hak ettiği ölçüde değerlendirilmeyen bu kuruma dikkat çekmek ve yargılamadaki yerini hukuki çerçevede yeniden ele almak amacıyla kaleme alınmıştır. “Olaydan kesin hükme” uzanan süreçte, hâkimin her teknik alanı aynı derinlikte bilemeyeceği açıktır. Özellikle teknolojik gelişmelerin ve uzmanlık alanlarının giderek çeşitlendiği günümüzde, uzman mütalaasının yargılamadaki işlevi daha da belirgin hale gelmektedir. Bu çalışmada, otuz üç yıllık meslek tecrübemin süzgecinden geçirerek söz konusu ihtiyacı ve uygulamadaki karşılığını değerlendirmeye çalıştım.
Internet Explorer tarayıcısının 9.0 ve daha eski sürümlerini desteklememekteyiz. Web sitemizi doğru görüntüleyebilmek için tarayıcınızı güncelleyebilirsiniz, güncelleyemiyorsanız başka bir tarayıcıyı ücretsiz yükleyebilirsiniz.
Sizlere en iyi alışveriş deneyimini sunabilmek adına sitemizde çerezler (cookies) kullanmaktayız. Detaylı bilgi için KVKK sözleşmesini inceleyebilirsiniz.