Teknoloji yaşamın diğer alanları gibi çalışma yaşamını da etkilemiştir. Teknolojiyle birlikte iş araçları ve işin görülme biçimi değişmiş, yeni istihdam türleri ortaya çıkmış ve çalışma yaşamı dijitalleşmiştir. Çalışma yaşamında meydana gelen bu dijital dönüşüm yeni sorunları da beraberinde getirmiştir. İşçilerin cep telefonu, akıllı telefon, tablet, dizüstü bilgisayar kullanılarak, sosyal ağlar ve anlık mesajlaşma uygulamaları gibi yeni iletişim araçları aracılığıyla çalışma saatleri dışında da ulaşılabilir olması anlamına gelen sürekli ulaşılabilirlik, çalışma yaşamında dijitalleşmenin ortaya çıkardığı sorunlardan birisidir. İşçilerin çalışma saatleri dışında işle ilgili konular bakımından ulaşılabilir olması çalışma saatlerinin uzamasına ve işçinin dinlenme hakkının kısıtlanmasına neden olmakta ve işçinin sağlığı, özel yaşamı ile kişiliği üzerinde olumsuz sonuçlar doğurmaktadır.
Çalışmamızın konusu sürekli ulaşılabilirlik ve sürekli ulaşılabilirliğin sebep olduğu olumsuz sonuçların ortadan kaldırılması amacıyla önerilen ulaşılabilir olmama hakkıdır. Bu kapsamda işçinin özel yaşamına ait olan çalışma saatleri dışındaki zamanın işveren müdahalelerine karşı korunması amacıyla yeni bir yaklaşım olarak ileri sürülen ulaşılabilir olmama hakkının tanımı, hukuki niteliği, kapsamı, istisnaları, hukukumuz bakımından hakkın uygulanabilirliği çalışmamızda ele alınmıştır. Aynı zamanda çalışmada yükümlülük perspektifinden ulaşılabilirlik, mevcut hukuk bakımından hakkın ihlalinin sonuçları ve hukukumuz bakımından hakkın düzenlenmesi gerekliliği irdelenmiştir. Son olarak, Alman hukukundaki gelişmelerden ve uygulamalardan yola çıkılarak sürekli ulaşılabilirliğin yarattığı hukuki sorunlara odaklanılmış ve Türk iş hukuku sistemi için somut çözüm önerileri sunulmuştur.