Bu çalışma, sukuku İslami finans ile modern sermaye piyasası hukukunun kesiştiği noktada ele alma fikrinden doğmuştur. İncelemede, sukukun teknik özelliklerinin sıralanmasıyla yetinilmeyerek, dayandığı teorik ve normatif esaslar ile sermaye piyasasındaki hukuki görünümü arasındaki ilişkinin ortaya konulması amaçlanmaktadır. Öyle ki bu iki alanın birlikte ele alınması, sukukun hukuki niteliğinin anlaşılmasını kolaylaştıracaktır. Nitekim konuya yalnız İslami finans ilkeleri çerçevesinde yaklaşmak, sukukun günümüz sermaye piyasalarında kazandığı kurumsal yapının gözden kaçmasına; sadece pozitif sermaye piyasası düzenlemeleri üzerinden incelenmesi ise kendine özgü hukuki kurgusunu şekillendiren düşünsel temelin geri planda kalmasına yol açmaktadır. Benimsenen bütüncül yaklaşım, söz konusu iki hukuki düzlem arasındaki etkileşimi ve bu etkileşimden doğan sonuçları ortaya koymaya yöneliktir.
Türk hukukunda kira sertifikası olarak karşılık bulan sukuk, küresel ölçekte gelişimini sürdüren ve farklı hukuk düzenlerinde çeşitli hukuki araçlarla hayata geçirilen dinamik bir kurumdur. Bu sebeple çalışma, mevcut düzenlemelerin yanı sıra sukukun hukuki niteliği ile uygulamada ortaya çıkan meseleleri karşılaştırmalı bir bakışla değerlendirme hedefini taşımaktadır. Buradaki çaba, hızla dönüşen bir alandaki tartışmalara nihai cevaplar vermekten ziyade, sukuk ve kira sertifikasına ilişkin hukuki sorunları sistematik bir zeminde ele almak ve tartışmalara katkı sunmaktır. Çalışmanın, akademik literatürün yanı sıra uygulamayla ilgilenen hukukçular ve İslami finans alanında çalışan araştırmacılar bakımından da yararlı olması temenni edilmektedir.