Bu çalışma, kıyıya ilişkin basit bir çevre sorununu ya da dar anlamda bir hukuk tartışmasını ele almak için yazılmadı. Bir mekânın nasıl yavaş yavaş kamudan koparıldığını, bir hakkın nasıl görünmez kılındığını ve kamusal olanın nasıl sessizce özel çıkarlara terk edildiğini anlamak ve anlatmak için kaleme alındı. Kıyı, bu anlatının yalnızca mekânsal sahnesidir. Asıl mesele, hak, eşitlik, kamusallık ve adalet sorunudur.
Kıyı Hakkı kitabı, işte bu sorunların ve ardındaki çok daha derin bir eşitsizliğin izini sürmek için kaleme alındı. Bir yandan kıyıların hukuki statüsünü, kamusal karakterini, anayasal koruma altındaki doğasını sorgular iken diğer yandan kıyıların nasıl sistematik biçimde kamudan alınıp sermayeye, özel kullanımlar kapsamında devredildiğini anlamaya ve anlatmaya çalıştı.
Internet Explorer tarayıcısının 9.0 ve daha eski sürümlerini desteklememekteyiz. Web sitemizi doğru görüntüleyebilmek için tarayıcınızı güncelleyebilirsiniz, güncelleyemiyorsanız başka bir tarayıcıyı ücretsiz yükleyebilirsiniz.
Sizlere en iyi alışveriş deneyimini sunabilmek adına sitemizde çerezler (cookies) kullanmaktayız. Detaylı bilgi için KVKK sözleşmesini inceleyebilirsiniz.