Özgürlüğünden yoksun bırakılmak, insan haklarından ve insan onurundan yoksun bırakılmak anlamına gelmemektedir. Ancak kamuoyunda "kuyu tipi" olarak adlandırılan S ve Y Tipi yüksek güvenlikli ve hücre tipi ceza infaz kurumlarının mimari yapısı ve uygulamaları bakımından yaratılan katmanlı tecrit ve izolasyon, mahpusun yalnızca mekânsal özgürlüğünü değil, temel haklarına ve insan onuruna doğrudan müdahale oluşturan, etkileri itibarıyla ağır ve süreklilik arz edebilen bir infaz pratiğidir. Tecridin yarattığı sosyal, psikolojik ve insani yoksunluk, cezanın sınırlarını aşarak insan hakları hukukunun güvence altına aldığı insan onuru, kötü muamele yasağı ve mahpusların toplumsal bağlarını koruma hakkı bakımından ciddi sorunlar doğurmaktadır.
Bu çalışma, tecridi bu hak temelli perspektiften ele alarak, infaz rejiminin güvenlik ve disiplin gerekçeleriyle insan onurunu aşan uygulamalara dönüşmesinin sınırlarını eleştirel perspektifle sorgulamaktadır.