“Türk İdare Hukukunda Mücbir Sebep” başlığını taşıyan bu çalışmada, bilimsel ve teknolojik gelişmeler karşısında mücbir sebebin konumunu belirlemek ve mücbir sebebin idarenin sorumluluğu üzerindeki etkilerini ortaya koymak amaçlanmıştır. Bu çerçevede, mücbir sebebin idare hukukuna etki eden dört farklı boyutu, ortaya çıkardığı sorular ve bu sorulara verilebilecek cevaplar, mevzuat, yüksek yargı kararları ve öğreti görüşlerinden hareketle değerlendirilmiştir.
Mücbir sebep, başka kavramlarla benzerliği, mevzuattaki belirsizliği ve tarihsel geçmişi nedeniyle tarifi zor bir kavramdır. Öte yandan mücbir sebebin İdarenin işlem ve faaliyetlerine etkisi ile sorumluluk hukukundaki mücbir sebebe dair genellemeler, mücbir sebebin kendiliğinden olma özelliğiyle bağdaşmayan sabitliktedir. Ayrıca mücbir sebebin sadece illiyet bağı üzerinden ele alınması ve değerlendirmelerin klasik sorumluluk hukukuyla sınırlı kalması, konunun incelenmesi ihtiyacını ortaya çıkarmıştır.
Diğer yandan mücbir sebep, yaşadığımız coğrafyanın özellikleri gereği sıklıkla gündeme gelen ve bilindiği varsayılan bir kavramdır. Konuyla doğrudan ilgili olarak vergi hukuku ve özel hukuk alanlarında kaleme alınmış eserler bulunmakla birlikte, yakın dönemde yaşanan ağır olaylar ile öngörülemez ve önlenemez yeni dışsal gelişmelerin, “sorumluluğu mutlaka kaldıran bir mücbir sebep” anlayışıyla açıklanamadığı çözülemediği görülmüştür. Bu nedenle konunun yeniden ele alınması, güncellenmesi ve tartışılmasının faydalı olacağı düşünülmüştür. Nitekim çalışmanın hazırlık ve yazım sürecinde yaşanan Covid-19 pandemisi ve eşine az rastlanır nitelikteki Pazarcık depremi de konu seçiminin isabetini doğrular niteliktedir.